Ana Sayfa

CISACADEMIA

Otel İşletmelerinde Her Şey Dahil Sisteminin Atık Açısından İncelenmesi

TANSEL TERCAN
(Doktora Öğrencisi, L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi, Kazakistan & Rixos President Astana, Genel Müdür, tansel.tercan@rixos.com)

Özet

Her şey dahil tatilin temel amacı, tatil deneyimindeki parasal işlemleri en aza indirmektir. Her şey dahil sisteminin uygulanmasının kolay olması, belirsizlikleri ortadan kaldırması ve ekonomik olması, ilgili literatürde en çok dile getirilen tercih nedenlerinden biridir. Otel işletmeleri, her şey dahil sisteminin artan maliyetleri nedeniyle hizmet kalitesinden ödün vermekte ve her şey dahil sistemi turistler ile yerel halk arasındaki etkileşimi büyük ölçüde azaltmaktadır. Her şey dahil sisteminin bir diğer önemli olumsuz sonucu ise atıkların, özellikle de gıda atıklarının artmasıdır. Her şey dahil sisteminin avantajları ve dezavantajları bulunmakla birlikte, günümüzde otel işletmelerinin çoğu her şey dahil sistemi politikası izlemektedir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, zincir otel işletmelerinde her şey dahil sistemlerinin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymaktır. Çalışma, 7 ülkede faaliyet gösteren 23 Rixos zincir otelinde gerçekleştirilmiştir. Veriler, konunun atık olması nedeniyle restoran ve mutfak bölümlerinin yöneticilerinden toplanmıştır. Yöneticilere iki soru sorulmuştur: “her şey dahil sisteminin avantajları nelerdir” ve “her şey dahil sisteminin dezavantajları nelerdir”. Sonuçlara göre her şey dahil sisteminin, otellerde müşteri memnuniyetini artırma ve atıkların azaltılmasını sağlama avantajı bulunmaktadır. Her şey dahil sisteminin dezavantajlarından biri ise gıda atıklarındaki artıştır.

Anahtar Kelimeler: Her Şey Dahil Sistemi, Atık, Otel İşletmeleri, Turizm

1. GİRİŞ

Her şey dahil sistemi, tatil sırasında parayla ilgili bazı kararları önceden verdiği için para harcamanın yol açtığı sıkıntıyı, stresi veya kafa karışıklığını ortadan kaldırmaktadır (Poon, 1998). Her şey dahil sisteminin uygulanmasının kolay olması, belirsizlikleri ortadan kaldırması ve ekonomik olması, ilgili literatürde en çok dile getirilen nedenlerden biridir (Duke ve Persia, 1996; Tunca, 2004). Her şey dahil sisteminin tercih edilmesinin diğer bazı nedenleri şunlardır: turistlerin seyahat süresince belirli bir zaman aralığında bölgeyi daha verimli biçimde gezebilmesi, uzak mesafedeki ve farklı kültürlere sahip ülkelerin daha güvenli biçimde ziyaret edilebilmesi, güvenli olmayan para taşıma sistemlerinden ve şüpheli hijyen standartlarından kaçınılması, hizmetlerin yerine getirilmesinin tur operatörü tarafından güvence altına alınması, farklı paket tur seçeneklerinin sunulması, rehberler sayesinde dil sorununun yaşanmaması, ülkeye kesin dönüş imkânı, turistik harcamaların önceden belirlenmiş olması, farklı yerleri görme fırsatı

ve aynı bölgeye bireysel olarak yapılan bir geziden daha ucuz olması, ayrıca kişisel ve ailevi güvenliğin sağlanması (Quiroga, 1990; Lai ve Graefe, 2000; Wong ve Kwong, 2004).

Her şey dahil sisteminin turistler için olduğu kadar otel için de avantajları ve dezavantajları vardır. Royal ve Brown (2000) tatil otellerinde ve tatil köylerinde uygulanan her şey dahil sistemini pazara uyum sağlamaya yönelik geçici bir eğilim olarak değerlendirirken, Voss (2003) her şey dahil sistemini pazarın talep tarafından gelen isteklere bir yanıt olarak görmekte ve bu eğilimin özelliğini yitirmeden süreceğini öngörmektedir. Ostermaier (2003) ise her şey dahil sisteminin tur operatörleri ve otel işletmeleri için çok önemli bir araç olduğunu vurgulamaktadır.

Her şey dahil sisteminin avantajları ve dezavantajları bulunmakla birlikte, günümüzde otel işletmelerinin çoğu her şey dahil sistemi politikası izlemektedir. Bununla birlikte, zincir oteller kapsamında her şey dahil sisteminin atık yönetimi çerçevesinde incelenmesine ilişkin sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, zincir otel işletmelerinde her şey dahil sisteminin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymaktır. Böylece zincir otellerin her şey dahil sistemiyle neden çalıştıkları veya çalışmadıkları belirlenecektir. Çalışmanın sonuçlarına göre oteller ve politika yapıcılar için öneriler geliştirilecektir.

2. HER ŞEY DAHİL SİSTEMİNİN GELİŞİMİ

Otel işletmelerinin her şey dahil sistemine geçişinde tur operatörlerinin etkisi oldukça yüksektir. Her şey dahil sistemi paket turların bir parçasıdır. Bu nedenle sistemin gelişimini anlayabilmek için öncelikle paket turların tarihini incelemek gerekir (İçöz, 2000). İlk paket turlar 1841 yılında Thomas Cook tarafından İngiltere’ye düzenlenmiştir. Bu bağlamda Thomas Cook, organize paket turların ilk düzenleyicisi olarak kabul edilebilir. İlk paket turlarda ulaşım aracı olarak demiryolları kullanılmış, konaklama paketi sunulmamıştır. Cook, düzenlediği turların fiyatına ulaşım, yiyecek-içecek, eğlence, bir etkinlik ve tur rehberliği hizmetlerini dahil etmiştir. Paket turlar adına ilk önemli gelişme, 1920’lerden sonra buharlı gemi turlarının düzenlenmesiyle yaşanmıştır. Bu turların başarısı Cook’u sonraki turları düzenlemeye teşvik etmiş, hizmet alanlarını çeşitlendirmiş ve onu dünyanın bir numaralı seyahat acentesi hâline getirmiştir.

Her şey dahil sisteminin ilk uygulamalarına 1930’larda İngiltere’deki tatil kamplarında rastlanmaktadır. 1950’lerin ortalarında Fransızlar tarafından bir İspanyol adası olan Mayorka’nın kıyısında bir tatil kampı kurulmuş ve yatırımcı, İspanyol hükümeti tarafından yemek, konaklama ve diğer etkinlikler için peşin ödenen tek fiyat uygulamakla yükümlü tutulmuştur. İzleyen yıllarda, tatile dair her şeyi kapsayan tek fiyat fikri büyük ilgi görmüştür (Poon, 1998). Çevre koşullarının yetersizliği ve etkinlik eksikliği nedeniyle ilk uygulamalar, yüksek duvarlar ve tellerle korunan büyük otellerde ve saraylarda başlamıştır (Yürik, 2002). Dolayısıyla turizm endüstrisinin 1970’lerden sonra çok büyük bir gelişme gösterdiği ve bunun kuşkusuz paket turlarla ilişkili olduğu söylenebilir.

Gelir düzeyi yüksek turistlere paket tur düzenleyen İngiliz tur operatörleri de her şey dahil sisteminin gelişimine katkıda bulunmuştur (Demir & Demir, 2001). Her şey dahil tatil fikri, Alman ve İtalyan turizm işletmeleri tarafından Asya, Avrupa ve Afrika’ya taşınmıştır. Örneğin TUI, ITS ve NIR gibi büyük tur operatörleri Türkiye, İspanya, Yunanistan, Avusturya, İtalya, İsviçre, Sri Lanka, Kenya, Kanarya Adaları, Senegal, Tunus, İbiza ve Tayland’da kendilerine ait Robinson Club, Club Aldiana ve Club Calimera tesislerini işletmektedir. Bu oteller her şey dahil tesisler olarak faaliyet göstermektedir (Poon, 1998; Voss, 2003). Her şey dahil sistemiyle çalışan otellerin coğrafi dağılımına bakıldığında, Avrupa ve Karayipler önde gelen çekim merkezleridir. Avrupa’da İtalya, Yunanistan, Türkiye ve Fransa, her şey dahil tesislerde en yüksek paya sahip ülkelerdir. Bu çekim merkezlerinin dışında Orta Amerika, Meksika, Dominik Cumhuriyeti, Tunus, Fas, Tayland ve Endonezya da her şey dahil tesislere sahip diğer ülkelerdir.

3. HER ŞEY DAHİL SİSTEMİNİN OLUMLU VE OLUMSUZ ETKİLERİ

Tur operatörleri açısından her şey dahil sisteminin tercih edilmesindeki en önemli özellik, tüm hizmetleri içeren tatil paketinden elde edilen komisyon oranının daha yüksek olmasıdır (Turner ve Troiano, 1987). Operatörler, komisyon oranını yükselterek ve turistlerin ziyaret edeceği destinasyon merkezindeki konaklama tesisine yapacakları harcamaları da ekleyerek gelirlerini artırmışlardır. Tur operatörleri, turistik ürünleri paketler hâlinde satan toptancı ve ticari kuruluşlardır. Tur operatörlerinin, mevcut turizm talebinin özelliklerine göre hazırladıkları turistik ürün paketinde çekim merkezini seçerken dikkate aldıkları bazı unsurlar vardır: elverişli ulaşım imkânı, ekonomi, altyapı, kültürel ve doğal kaynaklar, temizlik, güvenli konaklama kapasitesi vb. Bu bağlamda tur operatörleri, dünyanın farklı bölgelerinde bulunan ve diğer turizm çekim merkezlerine kıyasla daha ucuz olan turizm potansiyellerini değerlendirmek istemektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yatırımcıların turizme uygun bölgeleri kısmen değerlendirmesi mümkündür; ancak bu bölgelerin dışında kalan alanların altyapısının ve ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyindeki yetersizliğin turistler için uygun olmaması, bu bölgeler için her şey dahil sistemini zorunlu kılmaktadır (Turner ve Troiano, 1987).

Her şey dahil sisteminden en memnun kesimin müşteriler olduğu söylenebilir. Bu sistemin diğer sistemlere kıyasla daha cazip olduğu belirtilmektedir (Voss, 2003). Turlar genellikle haftalık paketler hâlinde satıldığından, müşteriler uygun fiyatlarla uzun süreli tatil yapma imkânı bulacaktır. Ayrıca tatilin tüm ayrıntıları müşteri tarafından önceden planlandığı için müşteriler tatil bütçelerini eksiksiz ve doğru biçimde ayarlayabilmektedir. Bu sistem özellikle çocuklu aileler arasında rağbet görmektedir. Aileler, çocuklarıyla birlikte ek maliyet doğurmayan bu sisteme yönelmektedir. Bir aile, çocuğuyla birlikte tatilde ne kadar para harcayacağını bilemez. Oysa her şey dahil sisteminde tatil yapan aileler, çocukların farklı ihtiyaçları için fazladan para ödemekten kurtulmaktadır. Hatta pek çok her şey dahil anlaşmasında çocuklar için ödeme yapmaları bile gerekmemektedir. Bu sistemin tüketiciler açısından olumsuz yönleri de vardır. Otel işletmeleri artan maliyetler nedeniyle hizmet kalitesinden ödün vermekte ve her şey dahil sistemi turizm ile yerel toplum arasındaki etkileşimi büyük ölçüde azaltmaktadır. Buna ek olarak, tatilini her şey dahil sistemiyle geçiren ziyaretçiler, ziyaret ettikleri bölgenin tarihî ve kültürel dokusunu tanımaya yeterli zaman bulamamaktadır (Önal vd., 2006).

Her şey dahil sistemini savunan görüşler, sistemin başarısını satılan ekstra ürünle değil, tüketici memnuniyetiyle ölçmektedir. Ziyaretçi memnuniyetinin artması pazarlama faaliyetlerini ve turizm gelirlerini olumlu etkilemektedir. Özellikle her şey dahil sistemi içinde çeşitlenen Ultra, Süper ve Maksimum gibi farklı uygulamalar, her şey dahil çalışan tesislerin çekiciliğini artırmaktadır. Yukarıda değinilen bu avantajlara ek olarak, otel işletmeleri açısından doluluk oranlarındaki (Demir vd., 2001) ve kârlılık oranlarındaki (Gökdeniz vd., 2000) artış bir diğer olumlu yöndür. Otel işletmeleri, kârlılığı artırmak ve rekabet avantajı elde etmek için her şey dahil sistemini uygulamayı tercih etmiştir. Otel işletmeleri bu sistemi; pazarlama kolaylığı sağlamak, en yüksek kârlılığa ulaşmak üzere satışları artırmak, turizm pazarındaki rakipler arasında avantaj elde etmek, müşterilere tatil seçenekleri sunmak, hizmetlerin önceden bilinmesini sağlamak, işletmenin reklamını yapmak, personeli ve ürün / hizmet maliyetlerini kolayca kontrol etmek, otelin daha yüksek bir doluluk oranına ulaşmasını sağlamak, tur operatörlerine ve seyahate yardımcı olmak amacıyla uygulamaktadır (Tuncer, 1997; Çorbacı, 2004). Her şey dahil sistemi otel işletmelerinin doluluk oranlarını artırmakta ve turizm sezonunu 15-30 gün arasında uzatmaktadır (Menekşe, 2005). Her şey dahil sistemi ve otel işletmeleri, birim faaliyetleri paket tatil kapsamında önceden satmış olduklarından, tur operatörlerinin sağladığı ön ödemeler sayesinde mali yapılarını güçlendirerek yatırımlarını ve harcamalarını daha kolay planlayabilmektedir (Poon, 2003).

Üner vd. (2006), her şey dahil sisteminin olumlu yönlerini şu şekilde özetlemiştir:

  • Her şey dahil sistemini uygulayan otel işletmelerinde standart ürün kapsamı geniş tutulmakta, su sporları veya a’la carte restoranlar gibi çok sayıda destek hizmeti de kapsama alınmaktadır. Böylece her şey dahil sistemiyle zenginleşen otel işletmeleri, çok çeşitli tüketici beklentilerine yanıt verebilmektedir.
  • Her şey dahil sistemini uygulayan işletmede standart otel hizmetinin kapsamındaki genişlemeye rağmen, bu hizmetin konaklayan tüm misafirlere sunulmasının operasyonu daha öngörülebilir ve dolayısıyla yönetilebilir kıldığı ileri sürülmektedir.
  • Her şey dahil sistemini uygulayan işletmelerde kapsamlı otel hizmetinin standartlaştırılması, kişi başı maliyetler açısından kontrolü artırmaktadır.
  • Her şey dahil sistemini uygulayan otel işletmeleri, uygulamayan rakiplerine karşı rekabet avantajı elde etmekte ve oda başına ortalama gelirlerini yükseltmektedir.

Otel işletmelerinde nitelikli işgücü istihdam etmedeki güçlükler, animasyon etkinlikleri oluşturmadaki güçlükler, yiyecek-içecek hizmetlerinde çeşitlilik sağlamadaki güçlükler, çocuklu aile sayısındaki artış, aşırı kullanım nedeniyle servis malzemelerinin kullanım ömrünün kısalması ve bunun doğurduğu maliyetler, personel motivasyonunun düşmesi, yaratıcılığın engellenmesi gibi olumsuzluklar yaşanabilmektedir (Çorbacı, 2004). Müşteri taleplerinin karşılanmasındaki yetersizlikler veya gecikmeler, otel işletmelerinin seyahat acenteleri ve tur operatörleriyle karşı karşıya gelmesine yol açabilmektedir (Laws, 1997). Turistlerin sürekli tesiste kalmasından kaynaklanan bir diğer sorun, bu sistem paketindeki tüm unsurların her an hazır bulundurulmasının gerekmesidir. Turistler işletmenin dışına çıkmadığından işletmelerin yıpranma oranları artacaktır.

4. OTEL İŞLETMELERİNDE ATIK YÖNETİMİ

Kirk’e (1996) göre otel işletmelerinde atık yönetimi dört temel nedenle yapılmaktadır. Bunlar; yasal düzenlemelerden kaynaklanan nedenler, çevreyi koruma bilincine sahip müşteri sayısındaki artış, eko-turizmin gelişmesi ve tasarruftan doğan işletme avantajlarıdır. Bu nedenlerle otel yönetiminin atık yönetimi konusunda daha dikkatli olması gerekir. Çünkü bir otel atıklarını kaynağında ayrıştırmaz, gelişigüzel depolar ve bu şekilde belediyeye teslim ederse cezai yaptırımla karşılaşır. Bu da otel işletmesinin maliyetlerini yükseltir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için otel işletmesi atıklarını kaynağında ayrıştırır ve atık yönetimi uygularsa yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş ve cezanın maliyetlerinden kaçınmış olur (Ramachandra, 2006: 4).

Oteldeki her müşteri günde ortalama 1 kg atık üretmektedir (Pirani ve Arafat, 2014: 320). Otel işletmelerinde atık oluşumu otelin türüne, misafir özelliklerine, misafir ve çalışan faaliyetlerine ve doluluk oranına göre değişebilmektedir (Pirani ve Arafat, 2014: 322). Bununla birlikte, ilginç biçimde otel işletmelerinde oluşan atıkların % 80’i geri dönüştürülebilir atıktır (Hotels and Resorts, 2008). Her otelin farklı bir atık yönetimi yaklaşımı vardır. Örneğin bazıları oluşan atıkları ayrıştırmadan yalnızca tek bir noktada toplarken, bazıları geri dönüşüme uygun maddeleri toplamak için ayrıştırmayı kaynağında yapmaktadır. Bir otel işletmesinin büyüklüğü ve işletme sistemi ne olursa olsun, maliyetleri en aza indirmek için atıkları etkin biçimde yönetecek bir sistem kurması gerekmektedir (Owen vd., 2013: 2).

Geri dönüştürülebilir atıklar, otel işletmelerinden kaynaklanan bir diğer atık türüdür. Plastik, metal, cam, kâğıt ve gıda katı atıklarının geri dönüşüm amacıyla ayrıştırılması ve sınıflandırılması, doğal çevrenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Geri dönüşümde verimliliğin sağlanabilmesi için bir program geliştirilmeli ve buna bağlı olarak personelin ve müşterilerin katılımı sağlanmalıdır (Enz ve Siguav, 1999: 74). Örneğin otel barlarından çıkan cam şişeler, resepsiyondan çıkan atık kâğıtlar veya yıpranmış çarşaflar geri dönüştürülebilir atıklardır.

5. YÖNTEM

Çalışmanın amacı, zincir otel işletmelerinde her şey dahil sisteminin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymaktır. Bu amaçla yöneticilere ‘her şey dahil sisteminin avantajları nelerdir” ve “her şey dahil sisteminin dezavantajları nelerdir” şeklinde iki soru sorulmuştur. Bu bağlamda araştırma nitel bir araştırmadır. Nitel araştırma, yapılandırılmamış gözlem, yapılandırılmamış görüşme ve doküman incelemesi gibi nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı, olgu ve olayların doğal ortamlarında gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konmasına yönelik nitel bir sürecin izlendiği araştırmadır (Yıldırım ve Şimşek, 2005: 39). Çalışma, 7 ülkede faaliyet gösteren 23 Rixos zincir otelinde gerçekleştirilmiştir. Bu oteller ve faaliyet gösterdikleri ülkeler Tablo 1’de verilmiştir.

Ülkeler Sayı Otel Adı
Türkiye 1
2
3
4
5
6
7
8
9
Rixos Premium Belek
Rixos Premium Göcek
Rixos Premium Bodrum
Rixos Premium Tekirova
The Land of Legends Kingdom
Rixos Sungate
Rixos Beldibi
Rixos Downtown Antalya
Rixos Pera İstanbul
Birleşik Arap Emirlikleri 10
11
12
13
Rixos The Palm Hotel
Rixos Bab Al Bahr
Rixos Premium Dubai
Rixos Saadiyat Island
Mısır 14
15
16
Rixos Sharm El Sheikh
Rixos Alamain
Rixos Premium Seagate
Hırvatistan 17 Rixos Libertas Dubrovnik
İsviçre 18 Rixos Fluela Davos
Rusya 19 Rixos Krasnaya Polyana Sochi
Kazakistan 20
21
22
23
Rixos President Astana
Rixos Almaty
Rixos Khadisha Shymkent
Rixos Borovoe
Tablo 1. Çalışmanın Örneklemi

Tablo 1’de görüldüğü üzere araştırma, Türkiye’de faaliyet gösteren 9 otel, Birleşik Arap Emirlikleri’nde faaliyet gösteren 4 otel, Mısır’da faaliyet gösteren 3 otel, Hırvatistan’da faaliyet gösteren 1 otel, İsviçre’de faaliyet gösteren 1 otel, Rusya’da faaliyet gösteren 1 otel ve Kazakistan’da faaliyet gösteren 1 otel ile yürütülmüştür. Veriler, 7 Mart 2019 ile 21 Nisan 2019 tarihleri arasında çevrim içi form aracılığıyla restoran ve mutfak bölümlerinin yöneticilerinden toplanmıştır.

6. BULGULAR

Toplanan veriler avantajlar ve dezavantajlar bakımından sınıflandırılmış ve analiz edilmiştir. Avantajlar bağlamında katılımcılardan elde edilen ve önemli görülen üç ifade şunlardır:

  • “Başta misafir memnuniyeti olmak üzere, işletmelerin günlük tüketim maliyetlerini düşürmesi ve bunları istikrarlı hâle getirmesi, büfede kalan yiyeceklerin ve snack servislerinin yeniden kullanılmasına imkân vermesi”
  • “Sezona ve bölgeye göre otelin doluluk oranını yüksek tutabilir, misafirlere farklı fiyat avantajları yakalama şansı verir. İşletme açısından çalışan sayısının azaltılması, niteliksiz personelle kâr marjının artırılması, yiyecek maliyetleri açısından düşük maliyetli ancak yüksek kâr marjı sağlayacak ürünlerin kullanılması, ürün yelpazesinin çeşitlendirilmesi avantajları”
  • “Ürün tedarik aşamasında yüksek gramajlı ürünlerde bazı avantajlar vardır. Ayrıca bozulan ürün miktarı azaltılır”

Katılımcıların ifadelerinde, her şey dahil sisteminin hiçbir avantajının olmadığı 7 kez belirtilmiştir. Katılımcıların her şey dahil sisteminin avantajlarına ilişkin yanıtları Tablo 2’de sınıflandırılmıştır.

Tema Tekrar Sayısı
Müşteri memnuniyeti sağlar 9
Maliyeti düşürür 6
Yüksek gramajlı ürün satın alınarak atık azaltılabilir 6
Doluluk oranını artırır 5
Hızlı hizmet sağlar 5
Maliyet öngörülebilir 4
Rekabet avantajı sağlar 2
Ürün çeşitliliğini artırır 2
İş olanaklarını artırır 2
Restoran gıda atıklarının yeniden kullanılmasına imkân verir 1
Geri dönüşüm açısından avantajlıdır 1
Tablo 2. Her Şey Dahil Sisteminin Avantajlarına İlişkin Bulgular

Tablo 2’de görüldüğü üzere katılımcılar, her şey dahil sisteminin otel işletmelerinde müşteri memnuniyeti sağladığını 9 kez belirtmiştir. İkinci sırada, her şey dahil sisteminin otel işletmelerinde maliyeti düşürdüğü, yüksek gramajlı ürünlerin satın alınabildiği ve bu sistemin planlama sayesinde atığı azalttığı ifade edilmiştir. Üçüncü olarak, katılımcılara göre her şey dahil sistemi otel işletmelerinin doluluk oranlarını artırmakta ve hızlı hizmet sağlamaktadır. Katılımcıların belirttiği, her şey dahil sisteminin diğer avantajları şunlardır;

  • Maliyet öngörülebilir,
  • Rekabet avantajı sağlar,
  • Ürün çeşitliliğini artırır,
  • İstihdamı ve iş olanaklarını artırır,
  • Planlama sayesinde gıda atıkları yeniden kullanılabilir,
  • Her şey dahil sisteminde geri dönüşüm daha verimlidir.

Her şey dahil sisteminin dezavantajlarına ilişkin elde edilen veriler, tekrar sayılarıyla birlikte Tablo 3’te verilmiştir. Toplanan veriler her şey dahil sisteminin dezavantajları bağlamında incelendiğinde, önemli görülen üç ifade şunlardır:

  • “Düşük maliyetli ürünlerin kullanılması ve bilinçsiz tüketicinin oluşmasıyla kalite sorunları ortaya çıkar, atıkların çoğalması da buna eklenebilir, atık sistemi oluşturulamaz, bilinçsiz tüketicinin memnuniyetini artırmak için ürün yelpazesinin hazır ve sağlıksız gıdalara, katkı maddelerine, zararlı yöne doğru ilerlemesi, nitelikli eleman sayısının hızla azalması”
  • “Kalitede düşüş, atık oranında artış, gelirde azalma. Beklenen hizmet verilmezse dezavantaja dönüşür”
  • “Misafirler tüketebileceklerinden fazlasını aldıkları için atık miktarı artar. Ayrıca tüketim miktarı arttıkça ambalaj ve servis malzemesi atıkları da artar”
Tema Tekrar Sayısı
Gıda atıklarında artış 17
Bilinçsiz tüketimde artış 11
Kalitenin düşmesi 6
Atık daha fazla olur 4
Niteliksiz personel fazla olacaktır 4
Düşük kaliteli ürün kullanımıyla maliyet artacaktır 4
İş yoğunluğu artacaktır 4
Müşteri memnuniyeti azalacaktır 2
Tablo 3. Her Şey Dahil Sisteminin Dezavantajlarına İlişkin Bulgular

Tablo 3’te görüldüğü üzere katılımcılar, her şey dahil sisteminin otel işletmelerinde gıda atıklarını artırdığını belirtmiştir (17 tekrar). İkinci sırada, her şey dahil sisteminin otel işletmelerinde bilinçsiz tüketimi artırdığı ifade edilmiştir. Üçüncü olarak, katılımcılara göre her şey dahil otel işletmeleri kaliteyi düşürme eğilimindedir ve atık daha fazla olacaktır. Katılımcıların belirttiği, her şey dahil sisteminin diğer dezavantajları şunlardır;

  • Otel işletmelerinde niteliksiz personel fazla olacaktır,
  • Üretimde düşük kaliteli ürün kullanılacak ve maliyet artacaktır,
  • İş yoğunluğu artacaktır,
  • Müşteri memnuniyeti azalacaktır.

7. SONUÇ VE ÖNERİLER

Her şey dahil sisteminin ilk uygulamalarına 1930’larda İngiltere’deki tatil kamplarında rastlanmaktadır. 1950’lerin ortalarında Fransızlar tarafından bir İspanyol adası olan Mayorka’nın kıyısında bir tatil kampı kurulmuş ve yatırımcı, İspanyol hükümeti tarafından yemek, konaklama ve diğer etkinlikler için peşin ödenen tek fiyat uygulamakla yükümlü tutulmuştur. İzleyen yıllarda, tatile dair her şeyi kapsayan tek fiyat fikri büyük ilgi görmüştür (Poon, 1998). Her şey dahil sisteminin önemli olumsuz sonucu, atıkların, özellikle de gıda atıklarının artmasıdır. Her şey dahil sisteminin avantajları ve dezavantajları bulunmakla birlikte, günümüzde otel işletmelerinin çoğu her şey dahil sistemi politikası izlemektedir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, zincir otel işletmelerinde her şey dahil sisteminin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymaktır.

Sonuçlara göre her şey dahil sisteminin müşteriler açısından memnuniyeti artırabildiği, otellerde maliyeti düşürüp kârlılığı ve verimliliği artırabildiği ve personel için iş olanakları sağlayabildiği söylenebilir. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların çoğunluğu, tüketimin tahmin edilebilmesi ve yüksek gramajla satın alma yapılabilmesi nedeniyle her şey dahil sisteminin atıkların azaltılmasında önemli bir role sahip olduğunu belirtmiştir.

Çalışma sonuçlarında belirlenen dezavantajlar dikkate alındığında, her şey dahil sistemindeki müşterilerin önceden ödeme yapmış olmaları nedeniyle otelde bilinçsiz tüketime yöneldikleri ve bunun da gıda atıklarında artışa yol açtığı söylenebilir. Bilinçsiz tüketim iş yoğunluğunu da artırmakta, bu nedenle oteller niteliksiz personel çalıştırmaya başlamakta ve sonuçta müşteri memnuniyetsizliği ortaya çıkabilmektedir. Araştırma, 7 ülkede faaliyet gösteren 23 Rixos zincir otelinde gerçekleştirilmiştir. Veriler yalnızca mutfak ve restoran yöneticilerinden toplanmıştır. Gelecekte, hem zincir işletmelerden hem de küçük ve orta ölçekli turizm işletmelerinden veri toplanarak veriler karşılaştırılabilir.

KAYNAKÇA

Çorbacı, A. K. (2004). Positive and Negative Effects of All Inclusive System to Destination Region. Standart Journal, 43(511): 49-56.

Demir, M. and Demir, Ş. Ş. (2001) Analysis of the All-Inclusive Pension Type Application for Hospitality, Staff, Customers, Travel Agencies and Other Businesses in the Region. Maltepe University Journal of Tourism Research, 1(1): 67-100.

Duke, C. R. and Persia, M. A. (1996) Consumer-Defined Dimensions for the Escorted Tour Industry Segment. Expectations, Satisfactions, and Importance. Journal of Travel and Tourism Marketing, 5(2): 77-99.

Enz, C. A. and Siguav, J. A. (1999). Best Hotel Environmental Practices. Cornell Hotel and Restaurant Administration Quarterly, 40(5): 72-77.

Gökdeniz, A., Aytemiz, S., Tamer, O. and Tamer, B. (2000). Analysis of All Inclusive Pension Type (All-Inclusive) from the Perspective of Enterprises in the Tourism Sector and A Sample Application. First National Turkey Tourism Symposium, 290-301.

Hotels and Resorts (2008). Green & Sustainability. Hotels & Resorts, p.150.

İçöz, O. (2000). Travel Agencies and Tour Operator Management. Turhan Publication: Ankara.

Kirk, D. (1996). Environmental Management For Hotels. Butterworth-Heinemann: Oxford.

Lai, L. H. and Graefe, A. R. (2000). Identifying Market Potential and Destination Choice Factors of Taiwanese Overseas Travellers. Journal of Hospitality and Leisure Marketing, 6(4): 45-65.

Laws, E. (1997). Managing Packaged tourism: Relationships, Responsibilities, and Service Quality in the Inclusive Holiday Industry. International Thomson Business Press: London.

Menekşe, R. (2005). Evaluation of the Effects of All Inclusive System and System Beneficiaries from the Eyes of Hotel Managers (Marmaris Case). Journal of Economic and Social Research, Spring(1): 94-127.

Ostermaier, R. (2003). All Inclusive is an Important Tool for both Turkey and Tour Operators. Resort Tourism and Travel Journal, 10: 16-17.

Owen, N., Widdowson, S. and Shields, L. (2013). Waste Mapping Guidance for Hotels in Cyprus: Saving Money and Improving the Environment. The Travel Foundation; Cyprus Sustainable Tourism Initiative, November.

Önal, Y. B. Düzakın, E. and Çiftçi, H. (2006). Rising Value of Tourism and Economic Growth Analysis of the Impact on the Economy Turkey. Kare Publications: Istanbul.

Pirani, S. I. and Arafat, H.A. (2014). Solid Waste Management in the Hospitality Industry: A Review. Journal of Environmental Management, 146: 320-336.

Poon, A. (1998). All-Inclusive Resorts. Travel and Tourism Analiyst, 6: 62-77.

Quiroga, L. (1990). Characteristics of Package Tours in Europe. Annals of Tourism Research, 17(2): 185-207.

Ramachandra, T. V. (2006). Management of Solid Waste. Capital Publishing Company, Centre for cological Science. Indian Institute of Science: Bangalore, India.

Royal, L. E. and Brown, M. R. (2000). All Inclusive Trips. Black Enterprise, 31(5): 172-175.

Tunca, M. S. (2004). Economic Evaluation of All Inclusive System Applied in Antalya Region. Tourism Investors Association Research Project.

Tuncer, A. (1997). The Effect of Integration of Travel Agencies with Accommodation Establishments on Package Tour Sales. Gazi University Institute of Social Sciences, Department of Tourism Management, Ankara.

Turner, S. M. and Troiano, C. S. (1987). The Attraction of All-Inclusive Resorts. Cornell Hotel and Restaurant Administration Quarterly, 28(3): 25-27.

Üner, M. M., Sökmen, A. and Birkan, İ. (2006). Impact of All-Inclusive Practices on Turkeys’ Hospitality Enterprises: Case of Antalya. Anatolia: Journal of Tourism Research, 17(1): 35-50.

Voss, K. (2003). All Inclusive not a Temporary Trend. Resort Tourism and Travel Journal, 10, p. 14.

Wong, C. S. and Kwong, W. Y. (2004). Outbound Tourists’ Selection Criteria for Choosing All-Inclusive Package Tours. Tourism Management, 25: 581-592.

Yıldırım, A. and Şimşek, H. (2005). Qualitative Research Methods in the Social Sciences. Seçkin Publishing: Ankara.

Yürik, E. Ö. (2002). All Inclusive System and its Effects on Turkish Tourism Sector. R.T. Ministry of Tourism II. Tourism Council Papers, Vol. 1: 291.

İngilizce aslından çevrilmiştir.