Ana Sayfa

CISACADEMIA

Otel Endüstrisinde Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Uygulamalarının Analizi

TANSEL TERCAN
(Doktora Öğrencisi, L.N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi, Kazakistan & Rixos President Astana, Genel Müdür, tansel.tercan@rixos.com)

Özet

Bu çalışmanın amacı, otel endüstrisindeki atık yönetimi ve geri dönüşüm uygulamalarını derinlemesine görüşmeler yoluyla incelemektir. Beş uluslararası zincir otelin satın alma müdürleri, executive şefleri ve F&B müdürleri ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Atıkların azaltılmasında dikkate alınan üç unsurun ‘son kullanma tarihi’, ‘ambalaj’ ve ‘toptan tedarik’ olduğu belirlenmiştir. Gıda atıklarının oluşmasının üç temel nedeni vardır: büyük porsiyonlar, son kullanma tarihleri ve misafirlerin kendileri. Otellerde en yaygın oluşan atık kâğıttır. Çalışmanın sonuçları, coğrafi konumun geri dönüşüm için önemli bir engel olduğunu göstermiştir; çünkü bazı bölgelerde çevre dostu tedarikçiler ve geri dönüşüm firmaları yetersizdir.

Anahtar Kelimeler: Atık yönetimi, geri dönüşüm, otel endüstrisi.

1. GİRİŞ

Literatürde verilen tanımlar dikkate alındığında, atığın öznel bir kavram olduğu dikkat çekmektedir. Bazı çalışma sonuçlarına göre, bir kişi için bertaraf edilmesi gereken bir ürün, bir başkası için kullanılabilecek bir şeyin kaynağı olabilir (Pongracz, 2002). Gilmour ve Manns’a (2001) göre atıklar ikiye ayrılır: kontrollü ve kontrolsüz atıklar. Kontrollü atıklar; endüstriyel, evsel, ticari ve klinik atıklardır. İşlenmemiş atıklar ise madencilik ve tarım atıklarıdır.

Etkin ve sistematik atık yönetimi; tüm atıkların kontrollü biçimde bertaraf edilmesini, geri dönüştürülmesini, doğaya ve insana verilen zararın en aza indirilmesini ve bertaraf edilen ürünlerin geri dönüşümünü sağlar. Atık doğru yönetilmezse ciddi bir sağlık tehlikesi oluşturabilir (Miller, 2000). Bu nedenle atık yönetimi, etkili çözümler gerektiren önemli bir konudur. Düzenli depolama veya yakma, çoğu ülkede atıklar için kullanılan önemli bir yöntemdir. Bu yöntemlere rağmen katı atık yönetimi çoğu ülke için hâlâ ciddi bir sorundur. Ekonomik ilerleme olarak görülen malzeme tüketimi teşvik edildiğinde; satın alma ve ardından atma sonucunda büyük miktarlarda katı atık ortaya çıkmaktadır (Read, 1999). Geri dönüşüm konusu; etkin ve verimli bir katı atık yönetim sisteminde sıkça karşılaşılan bir konudur (Hoo, 2002). Geri dönüşüm; daha önce toplanmış, işlenmiş, yeniden üretilmiş ve kullanılmış malzemelerle oluşan bir süreçtir (Schultz vd., 1995).

Dünyanın birçok yerinde önümüzdeki birkaç yıl içinde hizmet sektöründe önemli bir artış beklenmektedir. Bu büyümeye bağlı olarak otel işletmelerinde oluşacak atıkların miktarında ve türünde artış olacaktır (Pirahi ve Arafat, 2014). Örneğin; bir otel müşterisi günde ortalama 2,28 kg atığa neden olmaktadır (Phu vd., 2018). Bu miktar, dünya genelindeki otel müşterileri düşünüldüğünde yılda milyonlarca ton atık oluştuğu anlamına gelmektedir (IHEI, 2002). Uluslararası otellerde çok farklı türde atıklar yoğun biçimde ortaya çıkmaktadır (Ball ve Taleb, 2010). Hizmet sektöründeki bir otel işletmesinde oluşabilecek atıklar kendi aralarında kâğıt, plastik, cam, metal, gıda gibi farklı sınıflara ayrılmaktadır (Owen vd., 2013). Popüler bir uluslararası otel zinciri için verimli bir atık yönetim sistemi oluşturulmazsa, bu durum çevre üzerindeki olumsuz etkisinin yanı sıra turistler ve müşteriler üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle işletmenin imaj kaybetmesine yol açabilir (Shaalan, 2005).

Hizmet sektöründe oluşan atıklar arasında önemli bir yere sahip olan gıda atıklarının (Owen vd., 2013) yoğun olarak oluştuğu sektörlerden biri yiyecek-içecek işletmeciliğidir (Creedon vd., 2010). Crosby’ye (1993) göre gıda atıkları, otellerde oluşan diğer atıklar içinde önemli bir paya sahiptir. Otel işletmelerinde oluşan toplam atığın üçte ikisinin (2/3) yiyeceklerin hazırlanması ve servisi sırasında ortaya çıkan gıda atığı olduğu açıklanmıştır (Shanklin ve Pettay, 1993). Geri dönüştürülebilir atıklar, otel işletmelerinden kaynaklanan bir diğer atık türüdür. Otel tesislerinin plastik, metal, cam, kâğıt ve gıda katı atıklarını geri dönüşüm için ayrıştırması ve sınıflandırması, doğal çevrenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Geri dönüşümde verimlilik sağlanabilmesi için programın geliştirilmesi, personelin ve müşterilerin katılımının sağlanması gerekir (Enz ve Siguav, 1999).

Trung ve Kumar (2005) araştırmalarında, yıldız sayısına göre otellerin atık kategorilerini ve bu atıkların bertaraf yöntemlerini incelemişlerdir. Otellerin yaklaşık %60’ı gıda atıklarının (ıslak atıklar) hayvan yemi amacıyla yerel toplayıcılara satıldığını, katı atıkların yaklaşık %10-30’unun sınıflandırılarak geri dönüşüm amacıyla yerel toplayıcılara satıldığını belirtmiştir. Toplam atığın %10-30’una karşılık gelen yeniden kullanılabilir kuru atıklar; plastik, kâğıt, karton, teneke kutu, cam ve metal olarak sınıflandırılmaktadır (Trung ve Kumar, 2005). Turizm endüstrisi, ürün ve hizmetleri kapsamında atık yönetimi ve geri dönüşüm uygulamaları için doğal bir laboratuvar olarak görülebilir. Son yıllarda atık yönetimi ve geri dönüşüm konusunda yapılan çalışmaların arttığı gözlenmektedir; ancak turizm endüstrisine ilişkin çalışmalar azdır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, otel endüstrisindeki atık yönetimi ve geri dönüşüm uygulamalarını derinlemesine görüşmeler yoluyla incelemektir.

2. OTELLERDE ATIK YÖNETİMİ VE GERİ DÖNÜŞÜM ARAŞTIRMALARI

Hu (2005), İsveç’teki küçük oteller üzerine yaptığı bir çalışmada en az zararlı otel uygulamalarının neler olduğunu araştırmıştır. Uygulamada pek çok güçlük bulunduğunu ve sorunların aşılmasında işletme sahiplerine önemli görevler düştüğünü belirtmiştir. Ayrıca küçük oteller için önemli finansal kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu ifade etmiştir. Tüm güçlüklere rağmen Bastedalen Herrgard’daki otel yenilenebilir enerji kullanmayı ve atık taşıma sorununu çözmeyi başarmıştır. Böylece küçük otel işletmelerinin daha ileri gidebilmek için daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmadaki örnek olay, misafirlerin önemli ölçüde yardımcı olabileceğini göstermekle birlikte, bu otel işletmesinin başarısı istenen sonuca ulaşılmasında sağlanamamıştır.

Chan (2009), Hong Kong’da ISO 14001 belgeli üç oteldeki yeşil önlemleri belirlemiştir. Hem nitel hem de nicel veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Bu sorulara verilen yanıtların yaklaşık yarısında enerji tasarrufu sağlanamadığı belirlenmiştir. Ayrıca su ve elektrik tüketimine ilişkin enerji tüketimi yüksek, gaz yakıt tüketimine ilişkin enerji tasarrufu ise düşüktür. Molina-Azorin vd. (2009), İspanyol otel işletmelerindeki çevresel uygulamalar ile firma performansları arasındaki ilişkiyi kümeleme analizi ve regresyon analizi kullanarak incelemiştir. Çalışmaya göre oteller çevresel sorumluluklarını geliştirirlerse, bulundukları yerin doğal yapısını ve kaynaklarını koruyarak sürdürülebilirlik sağlamakta; otellerin uyguladığı çevre yönetiminin maliyetini düşürerek ve performans düzeylerini yükselterek gelirlerini artırmaktadırlar.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, yeşil otellerde konaklamış müşterilerle Leea vd. (2010) tarafından internet üzerinden iletişime geçilmiştir. Bu çalışmanın amacı, bilişsel kavramlar kullanılarak yeşil otel imajının ve markasının nasıl geliştirilebileceğini araştırmaktı. Bulgular, bilişsel imaj bileşenlerinin (adlar ve kalite özellikleri) yeşil otellerin genel imajı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini doğrulamıştır. Ayrıca otelin müşteri üzerindeki kalite özelliklerinin (otelin temiz, konforlu, hijyenik, etkileyici olması, yiyeceklerin taze ve sağlıklı olması) ve otelin değerinin (otelden elde edilen fayda, otele ödenen fiyatın karşılığı) daha güçlü bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur.

Day ve Cai (2012), turizm, enerji ve çevre arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Araştırma sonucunda; sistem kapasitesinin oluşturulması, teknoloji geliştirme ve uyarlama, bireylerin davranış değişikliğinin desteklenmesi, sistem içindeki dengelerin ve etkileşimlerin anlaşılması ve turizm sistemindeki bu güçlüklere çok disiplinli yaklaşımların benimsenmesi gibi sorunlara ilişkin öneriler getirilmiştir. Radwan vd. (2012), Birleşik Krallık’taki yeşil ve yeşil olmayan otellerin katı atık yönetimi uygulamalarını (Geern Dragon Environmental Standard Rad) araştırmış ve bunlar için bir Katı Atık Yönetimi Modeli geliştirmiştir. Bulgular, küçük otellerin katı atıkların bertarafı için yüksek düzeyde düzenli depolama kullanma eğiliminde olduğunu ve daha sürdürülebilir katı atık yönetimi alternatiflerinin uygulanmasına olumsuz baktıklarını ortaya koymuştur. Buna karşılık küçük yeşil otellerin çöp sahasını son çare olarak kullandıkları ve mümkün olduğunca atık hiyerarşisinin hedeflenen diğer seçeneklerini tercih ettikleri bulunmuştur.

Shieh (2012), çevre dostu yeşil uygulamaların Tayvan’daki otel endüstrisi üzerindeki finansal etkisini incelemiştir. Çalışmada Tayvan’daki 68 uluslararası otelin maliyet etkinliği 7 aşamalı yeşil otel kriterlerine göre belirlenmiştir. Elde edilen veriler; yeşil uygulamaların otelin maliyet etkinliği ile negatif ve anlamlı bir ilişki içinde olduğunu göstermiştir. Başka bir deyişle, yeşil uygulamalar otelin finansal kararlarında etkisiz kalmıştır.

Minthapala ve Mudadeniya (2013), savaş sonrasında Sri Lanka’daki otellerin çevre dostu sürdürülebilirlik uygulamalarını müşteri açısından incelemiştir. Müşterilerden elde edilen bulgulara göre çevre dostu sürdürülebilir uygulamalar lüks değildir ve oteller için basit kurallar içermektedir (marka oluşturma, hedef konumlandırma, kamuoyu iletişimi, reklam, fiyatlandırma, çalışan seçimi ve personel eğitimi vb.). Kallbekken ve Saelen (2013), otel restoranlarında rahatsız edici olmayan iki basit yöntemin kullanılmasıyla gıda atığı miktarında bir değişim gözlemlemiştir. Bu iki basit yöntem, tabak boyutunun küçültülmesi ve sosyal işaretlerin kullanılmasıdır. Bu yöntemler kullanıldığında oteldeki gıda atığı miktarının yaklaşık %20 azaldığı gözlenmiştir.

Mensah (2014), Gana’nın Akra kentindeki otellerin çevresel performansını etkileyen birincil ve ikincil faktörleri araştırmış; ayrıca otelin büyüklüğünün otelin çevresel performansını etkileyip etkilemediği de incelenmiştir. Araştırma sonunda otellerin çevresel performansı üzerinde müşterilerin ve yönetimin birinci derecede; otelin büyüklüğünün ise ikinci derecede etkili olduğu bulunmuştur. Sealey ve Smith (2014), bir yıl süren bir pilot proje aracılığıyla Bahamalar’da katı atıkların azaltılmasının önündeki bazı güçlükleri ve engelleri belirlemiştir. Bu güçlükler lojistik ve işgücü, ada geri dönüşümü için ölçek ekonomileri ve son olarak eğitim gereksinimleridir.

Nayak ve Rao (2014) tarafından Hindistan’da yapılan bir çalışmada yeşil otellerin tüketici davranışı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışma, otellerin misafirlerin tercihini ne ölçüde etkilediğine dayanmaktadır. Davranışsal niyet, tutumsal bağlılık olarak yaygın biçimde kabul edilmiş olsa da, pazardaki göstergelere ve konaklama literatürüne bakıldığında; otel müşterileri daha fazla para ödeyecekleri otelleri tercih etme eğiliminde değildir. Başka bir deyişle, tüketicilerin genellikle daha az ödedikleri ve yeşil otellerde kalma eğiliminde oldukları bildirilmektedir. Bu sonuç, tüketici davranışında yeşil olan otellerin aynı zamanda ekonomik olduğu gerçeğini yansıtmaktadır.

Phu vd. (2018), otellerin atık üretim oranının misafir başına günde 2,28 kg olduğunu ve bunun otelin kapasitesine, oda fiyatına ve restoran düzeyine bağlı olarak değişebileceğini ortaya koymuştur. Otellerin atık üretim oranlarındaki farklılıklar istatistiksel olarak anlamlıdır. Otellerin atık bileşimi; %58,5 biyolojik olarak parçalanabilir atık, %25,8 geri dönüştürülebilir ürünler ve %15,7 diğerleri şeklindedir. Otellerin kapasitesi ve oda sayısı arttıkça geri dönüştürülebilir atık oranı azalmaktadır.

3. YÖNTEM

Sosyal bilimlerde nicel araştırma yöntemleri çoğunlukla pozitivist araştırmalarda kullanılmaktadır. Nitel araştırma ise varsayımlarla, daha geniş bir bakış açısıyla, kuramsal yaklaşımların mümkün olduğunca kullanılmasıyla, toplumsal veya bireysel sorunlara ve ilgili kişi ya da gruplara odaklanan araştırma problemleriyle başlar (Creswell, 2007). Ayrıca nicel yöntemlerden farklı olarak nitel araştırma yöntemleri farklı yöntemlerden yararlanır ve araştırmacıya incelenen olgunun derinlemesine analizini sunar (Marvasti, 2004).

Bu çalışmanın amacı atık yönetimi ve geri dönüşüme odaklanmak ve otel işletmelerindeki departman müdürlerinin fikirlerini, algılarını ve deneyimlerini anlamak olduğundan, nitel araştırma yöntemlerinin uygun olduğuna karar verilmiştir. Çünkü nitel araştırmada araştırmacılar, olguları doğal ortamlarında inceleyerek insanların olgulara yükledikleri anlamları anlamaya çalışırlar. Nitel çalışmaların süreçleri ve anlamları vurguladığı, gerçekliğin toplumsal olarak yapılandırılmış doğasını, araştırmacı ile araştırılan arasındaki yakın ilişkiyi ve araştırmayı biçimlendiren durumsal kısıtları öne çıkardığı ve toplumsal deneyimin nasıl oluşturulduğunu ve anlam kazandığını vurgulayan sorulara yanıt aradığı belirtilmektedir (Denzin ve Lincoln, 1994). Nitel yaklaşımın, mevcut kuramların mekanizmalarını ve önermelerini değerlendirmek, alternatif öneriler üretmek ve yeni bir kuram oluşturmak için çok uygun bir yöntem olduğu ileri sürülmektedir (Ragin vd., 2004).

Nitel araştırmada kuramın verilerden keşfedilmesi, gömülü kuram (grounded theory) olarak tanımlanmıştır (Glaser ve Strauss, 1967). Nitel araştırma yöntemlerine dayanan gömülü kuram çalışmalarında araştırmacılar çoğunlukla bir hipotezle başlamaz ya da önceden oluşturulmuş fikirleri kanıtlamaya veya çürütmeye çalışmazlar (Strauss ve Corbin, 1998; Mills vd., 2006). Gömülü kuram yaklaşımında araştırmacılar, araştırma katılımcılarıyla etkileşim kurarak onların seslerini duyurmalarına olanak tanımak suretiyle verilerin karşılaştırmalı analizini, sınıflandırılmasını ve kodlanmasını gerçekleştirirler (Corbin ve Strauss, 2008). Kuramsal çerçeve verilerin ışığında ortaya çıkar ve sonuç olarak gömülü kuram yaklaşımı anlamayı kolaylaştırır, görüşler sunarak eyleme anlamlı bir rehberlik sağlar (Strauss ve Corbin, 1998). Sonuç olarak, araştırma önerisinin mevcut araştırma ve otel işletmelerindeki departman müdürlerinin görüşleri doğrultusunda yapılabileceği belirlenmiştir.

Çalışmanın amacı doğrultusunda derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmeler, nitel araştırmalarda sıkça kullanılan bir veri toplama yöntemi olarak bilinmektedir (Denzin, 2001). İnsanların duyguları, düşünceleri ve dünya görüşleri gözlemlenemediği için görüşmeler önemli kabul edilmektedir (Merriam ve Tisdell, 2015). Bu çalışmada veriler, 5 yıldızlı beş uluslararası otel zincirinin F&B müdürleri, satın alma müdürleri ve executive şefleri ile görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır (her otelde 3 görüşme, toplam 15 görüşme). Tablo 1, çalışmaya dâhil edilen otellerin demografik özelliklerini göstermektedir.

Otel Ülke Oda Sayısı Yatak Sayısı Personel Sayısı (2018) Doluluk % (2018)
H1 Türkiye 1094 2378 853 62
H2 BAE 316 638 387 95
H3 Kazakistan 184 368 268 46
H4 Mısır 783 1145 820 35
H5 Rusya 114 228 161 57
Tablo 1. Otellerin Demografik Özellikleri

Katılımcıların profilleri Tablo 2’de verilmiştir. Çalışmada her otelden 3 katılımcı (satın alma müdürü, F&B müdürü ve executive şef) olmak üzere toplam 15 katılımcı bulunmaktadır. Bu katılımcılar P1-P15 olarak adlandırılmıştır.

No Mevcut oteldeki çalışma deneyimi
(yıl)
Turizmdeki toplam çalışma deneyimi (yıl) Pozisyon Yaş Eğitim
P1 1 14 Satın Alma Müdürü 31 Lise
P2 5 34 F&B Müdürü 43 Lisans
P3 5 22 Executive Şef 49 İlkokul
P4 1 12 Satın Alma Müdürü 35 Lisans
P5 7 16 F&B Müdürü 39 Lisans
P6 6 13 Executive Şef 37 Lise
P7 15 15 Satın Alma Müdürü 36 Lisans
P8 15 15 F&B Müdürü 35 Lisans
P9 13 29 Executive Şef 49 Lise
P10 3 12 Satın Alma Müdürü 37 Lisans
P11 5 25 F&B Müdürü 43 Lisans
P12 5 25 Executive Şef 48 Lisans
P13 1 7 Satın Alma Müdürü 30 Lisans
P14 6 21 F&B Müdürü 38 Lisans
P15 2 16 Executive Şef 31 Lisans

Tablo 2’de görülebileceği gibi, katılımcıların yaşları dikkate alındığında katılımcıların turizm endüstrisinde deneyimli oldukları söylenebilir. Katılımcılardan yalnızca biri ilkokul mezunu iken, 11 katılımcı lisans derecesine sahiptir. Otellerin farklı ülkelerde faaliyet göstermesi nedeniyle veriler çevrim içi görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. İlgili literatürde belirtildiği gibi, çevrim içi görüşmeler de nitel araştırmalarda veri toplamak için kullanılabilecek görüşme türlerindendir (Creswell, 2007).

4. BULGULAR

Öncelikle satın alma müdürlerine yöneltilen 10 soruya verilen yanıtlar incelenmiştir. Otellerin satın alma departmanlarında en yaygın oluşan atık, atık kâğıttır. Diğer atıklar arasında piller, plastik ambalajlar, ofis malzemeleri, kartuşlar, plastik su şişeleri, kâğıt bardaklar, yemek artıkları, metal ve evsel atıklar yer almaktadır.

Otelin gıda satın alma aşamasında gıda atığına nasıl dikkat edildiğine ilişkin soru sonucunda, dört otelin satın alma müdürleri ‘son kullanma tarihi’ ve ‘ambalaj’ konusuna dikkat çekmiştir. Oteller, gıda atığını azaltmak için depolama sırasında son kullanma tarihine dikkat etmektedir. Otellerde FIFO yöntemi uygulanmaktadır. Dış depodaki gıda ürünlerinin son kullanma tarihleri her hafta düzenli olarak kontrol edilmektedir. Böylece gıda ürünlerinin son kullanma tarihlerinin depolama aşamasında geçmesi önlenmektedir. Otellerde satın alma aşamasındaki uyumsuzluk-planlama hataları nedeniyle gıda atığı oluştuğunda, hataya neden olan tedarikçi firmalarla ortak bir karar alınmaktadır. Satın almalarda, maliyet çok artmıyorsa geri dönüştürülmüş ürünler tercih edilmektedir. Dolayısıyla maliyet faktörünün, otellerin geri dönüştürülmüş ürün satın alma kararı üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Genel olarak fritöz yağı, oda sabunu, elektrik lambaları ve ofis ekipmanları için geri dönüştürülmüş ürünler satın alınmaktadır.

Satın alınan ürünlerin bir kısmı endüstriyel ambalajlarda alınsa da, sınırlı tedarik zinciri nedeniyle ambalaj malzemeli ürünler de daha fazla kullanılmaktadır. Bununla birlikte bu ambalaj malzemeleri oteller tarafından, bu tür malzemeleri toplayan geri dönüşüm firmalarına verilmektedir. Oteller atıkların azaltılması için yiyecek ve içecek malzemelerini küçük ambalajlarda değil, büyük ambalajlarda ve toptan satın almaktadır. Görüşmeler sonucunda, satın alma aşamasındaki önemli bir engelin sınırlı tedarik zinciri olduğu söylenebilir. Çalışmaya dâhil edilen otellerin satın alma müdürleri, otelin konumu, misafir memnuniyeti ve maliyet gibi nedenlerle bazı ürünleri aşırı ambalajlı olarak satın aldıklarını belirtmişlerdir.

Çalışma kapsamında satın alma müdürlerine, otelde satın alma sürecinde oluşan atıkların önlenmesine yönelik önerileri, planları ve projeleri sorulmuştur. Verilen yanıtlar şöyledir;

  • “Ürünlerin büyük ambalajlarda ve toptan satın alınmasına dikkat edilmektedir. Tedarikçilerimizden çevre yönetim sistemi belgesi istiyoruz ve aşırı miktarda atık oluşturan ürünlerden kaçınıyoruz” (P1)
  • “Ürünleri mal kabul alanında veya ürünler işleniyorsa ilgili alanlarda ayrıştırmamız ve yeniden kullanılmalarını sağlamamız gerekiyor” (P4)
  • “Doğru kaynaktan doğru ürün/doğru kalite/doğru boyut atığı önleyecektir” (P7)
  • “Satın almayı yapmadan önce tedarikçiyi değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda sürekli sorun yaşadığımız firmalar uyarılmakta, sorun devam ederse ya tedarikçiyi ya da ürünü değiştirmekteyiz” (P10)
  • “Çalıştığımız firmaları dikkatle seçmemiz gerekiyor ve kriterlerden biri de atıkların azaltılması olmalıdır. Ürünün kullanım ömrüne azami dikkat gösterilmelidir” (P13)

Sezonda günlük ortalama servis edilen kişi sayısı H1 için 8000, H2 için 3000, H3 için 1000, H4 için 775 ve H5 için 170’tir. Sezon dışında günlük ortalama yemek servisi yapılan kişi sayısı H1 için 1000, H2 için 3000, H3 için 800, H4 için 550 ve H5 için 103’tür. Günlük ortalama oluşan gıda atığı miktarı H1 için 486 kg, H3 için 20 kg ve H4 için 174 kg’dır. Günlük ortalama gıda atıklarının diğer atık türleri içindeki oranı H3 için %15, H4 için %23’tür. Günlük gıda atığı miktarı yatak kapasitesine bölündüğünde (doluluk oranı dikkate alınarak) yatak kapasitesi başına günlük gıda atığı miktarı H1 için 3,03 kg, H3 için 8,46 kg ve H4 için 3,89 kg’dır. Cam şişeler, plastik şişeler, teneke kutular, kâğıt, tabaklarda kalan yemekler ve karton ambalajlar, otellerin servis ve bar departmanlarında en yaygın oluşan atıklardır. Bunları kâğıt peçeteler, sebzeler, meyveler, pipetler, plastik bardaklar ve kâğıt bardaklar izlemektedir. F&B müdürlerine göre gıda atığının en önemli iki nedeni ‘son kullanma tarihi’ ve ‘büyük porsiyonlar’dır. Bir F&B müdürü “misafirler büfeden çok fazla yemek alıyor ve yemeğin tamamını yiyemiyor” demiştir. Otellerin gıda atığını önlemeye yönelik mevcut prosedürleri şöyledir:

  • Standart prosedürler ve ISO 9001
  • Planlama ve organizasyon
  • Servis personelinin siparişleri kontrol etmesi
  • A la carte’ta yemek porsiyon miktarlarının azaltılması

F&B departmanında geri dönüştürülen atıklar şöyledir; büfeden kalan yemekler personel yemekhanesinde kullanılabilmekte, cam atıklar içindeki sıvılar ayrı kaplara boşaltılarak toplanmakta, boş şişeler ve meyve suyu kutuları ayrı toplanarak renkli özel çöp konteynerlerine atılmaktadır. Bir otelde kâğıt bardak altlığı kullanılmakta ve bunlar atılmaktadır. Diğer üç otelde ise kâğıt bardak altlığı yerine kalıcı altlıklar kullanılmaktadır. Şeker, tuz ve sos gibi gıda malzemeleri yeniden kullanılabilir kaplarda servis edilmektedir. Barlarda bardak seçimi, barın verdiği hizmete göre değişmektedir. Ana barlarda cam bardaklar, plaj barlarında ise plastik ve karton bardaklar kullanılmaktadır. Plastik ve karton bardaklar ayrı ayrı toplanmakta ve ayrıştırılmaktadır.

Servisten sonra müşterilerden geri dönen / tabaklarında kalan gıda atıkları organik çöpte toplanmakta ve geri dönüşüm için kullanılmaktadır. Atık miktarı milliyete bağlı olarak artmaktadır (Orta Doğulu, Çinli ve yerli). Çalışma kapsamında F&B müdürlerine, F&B alanlarında atıkların önlenmesine yönelik önerileri, planları ve projeleri sorulmuştur. Verilen yanıtlar şöyledir;

  • “Eğitim ve daha fazla denetim. Siparişlerin misafirin talebine göre hazırlanması” (P2)
  • “Her Şey Dâhil yerine HB veya B&B sunulması” (P5)
  • “Bar ve restoran çalışanlarının her birine eğitim verilmelidir. Çöp alanında, stewardla birlikte çalışacak ve atıkları ayrıştıracak bir çalışan bulundurmayı planlıyoruz” (P8)
  • “Otel doluluğu düşük olduğunda büfe servisi yapmıyoruz; israfı önlemek için misafirlere a la carte veya set menü sunuyoruz” (P11)
  • “Ambalajlı ürünler geri dönüştürülebilir olmalıdır. Cam ve polikarbonat ürünlerin kullanımı teşvik edilmelidir. Otelimizde plastik yerine cam ürünler tercih edilmektedir” (P14)

Executive şeflere yöneltilen 24 soruya verilen yanıtlar incelenmiştir. Otellerin mutfak departmanlarında gözlenen atıklar cam, gıda atığı, plastik, karton, üretim kaybı atığı, metal, kâğıt mendil ve atık yağdır. İki otelde mutfak departmanında çevre dostu uygulamaları kontrol eden bir çalışan bulunmazken, diğer iki otelde çevre dostu uygulamaları kontrol eden çalışanlar baş stewardlardır. Dört otelin hiçbirinin mutfağa ilişkin çevre sertifikası yoktur. Benzer şekilde dört otelde de mutfak bütçesinden çevre dostu uygulamalar için ayrılmış belirli bir pay bulunmamaktadır. Dolayısıyla otellerin çevre dostu uygulamalarla ilgili sertifika programlarına önem vermediği söylenebilir. Servisten artan ve güvenli koşullarda saklanan yemekler genellikle personel yemekhanesinde kullanılmaktadır. Servisten artan yemekler iyi kalitede ise, üretim zamanı dikkate alınarak büfelerde yeniden değerlendirilmektedir.

Dört otelin hiçbiri büfe hatlarında dekoratif plastik ve kâğıt tabak altlıkları kullanmamaktadır. Böylece bu tür atıklar önlenmektedir. Otellerin büfelerde yemekleri sıcak tutmak için tek kullanımlık ürünler kullanmadığı belirlenmiştir. Bunun yerine büfelerde elektrikli ve daha sık olarak indüksiyonlu ısıtıcılar kullanılmaktadır.

Mutfak departmanında kullanım ömrünü tamamlamış dolaplar ve ocaklar hurdacılara satılmaktadır. Az miktardaki pil atığı geri dönüşüm firmasına verilmektedir. Yazıcı kartuşları yeniden doldurulmaktadır. Otellerin

mutfak departmanlarında her birimde geri dönüşüm atık kutuları bulunmaktadır. Ancak executive şefler sağlıklı bir geri dönüşümün uygulanamadığını belirtmektedir. Bunun nedeni, faaliyet gösterdikleri bölgede uygun geri dönüşüm altyapısının bulunmamasıdır. Dolayısıyla otellerin faaliyet gösterdiği bölgede geri dönüşüm altyapı tesislerinin bulunup bulunmamasının da otellerin geri dönüşüm faaliyetlerini etkilediği söylenebilir.

Dört otelin tamamında mutfaktaki buzdolapları enerji tasarrufu ilkesine göre konumlandırılmıştır. Böylece olası enerji kaybı önlenebilmektedir. Mutfaklarda dumana duyarlı alarm sistemleri bulunmaktadır. Ancak davlumbaz motorları için zaman saati ve sensör sistemleri gibi teknolojiler kullanılmamaktadır. Kontroller ihtiyaca göre manuel olarak yapılmaktadır. Dört otelin tamamında mutfakta su tasarruflu musluk başlıkları, zaman ayarlı lavabolar ve diz kumandalı lavabolar bulunmaktadır. Dolayısıyla otellerin mutfak departmanında enerji uygulamalarından çok su israfına yönelik uygulamaların ön planda olduğu söylenebilir.

Mutfakta kızartma için kullanılan yağ atığının miktarı sezona göre değişmektedir. Bu yağ atıkları otellerden lisanslı firma tarafından alınmaktadır. Mutfakta oluşan gıda atıkları (yanlış sipariş hazırlığı vb.) uygunluklarına göre personel mutfağında yeniden değerlendirilmektedir. Üretimde oluşan gıda atıkları evcil hayvan beslemesinde kullanılmaktadır. Açık büfede tüketilmeyen gıda atıkları (salatalar, pişmiş et, balık, tavuk, kızartmalar) da personel mutfağında yeniden değerlendirilmektedir. Benzer şekilde büfeden kalan gıda atıkları, kullanılmayacaksa evcil hayvan beslemesinde değerlendirilmektedir.

Son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin, mevcut etkinliklere göre kullanılması planlanmakta ve bu ürünler personel mutfağında servis edilmektedir. Son kullanma tarihi yaklaşan bazı ürünler firmalara iade edilmektedir. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler tutanağa bağlanmakta ve imha edilmek üzere ilgili mercilere teslim edilmektedir. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler maliyet kontrol takibinde imha edilmektedir. Başka bir deyişle, bertaraf edilmektedir.

Mutfaktan ve servisten gelen gıda atıkları dört otelin tamamında ayrı çöp kutularında toplanmaktadır. Gıda atıkları kullanılabilir değilse bertaraf edilmektedir. Kullanılacak gıda atıkları, evcil hayvan beslemesinde veya hayvan çiftliklerinde kullanılmak üzere yetkili firmalara teslim edilmektedir.

Mutfak çalışanlarına düzenli aralıklarla atık yönetimiyle ilgili eğitimler verilmektedir. Executive şefler, bu eğitimlerle atık miktarının azaldığını söylemektedir. Dört otelin tamamında bazı sebze ve meyveler sınırlı ölçüde dekor olarak kullanılmaktadır. Dekor olarak kullanılan sebze ve meyveler atılmaktadır. Yemeklerin düşük kaliteli ürünlerle hazırlanması, yemeğin daha lezzetsiz olmasına yol açmakta ve daha az tüketime neden olacağından yemeğin az miktarda tüketilmesine sebep olmaktadır. Düşük kaliteli ürünler, yemek hazırlama sürecinde de gıda atığını artırmaktadır. Otelde konaklayan misafir sayısına göre, mevcut menüler (etkinlikler-ziyafetler dâhil) ve ayrıca misafirlerin tercih ettiği tüketim oranı dikkate alındığında, ürünlerin yüksek tüketimi gıda güvenliğini engelleyebilir.

Çalışma kapsamında executive şeflere, mutfakta atıkların önlenmesine yönelik önerileri, planları ve projeleri sorulmuştur. Verilen yanıtlar şöyledir;

  • “Yüksek kaliteli ürünlerle uygunluklarını gözden geçirmek, deneyimli personel yetiştirmek veya bulmak ve bu sistemin eğitimini ve altyapısını kurmak daha önemlidir” (P3)
  • “Konserve kutuları, cam kavanozlar, atık ekmekler, plastik atıklar, taze sebzeler, hamur işleri, bakliyat ve karton kutular geri dönüştürülebilir” (P6)
  • “Yeterli sipariş, yeterli üretim, uygun koşullarda depolama ve düzenli kontrol gereklidir” (P9)
  • “En önemlisi atık yönetimi ve farkındalık konusunda eğitim alınmasıdır” (P12)
  • “Winnow uygulamasında yeniden kullanım ve yeniden işleme sistemini uyguluyoruz. Öngörülen misafir tüketimine göre doğru miktarda yemek hazırlanmalı” (P15)

5. SONUÇ

Satın alma departmanı müdürleriyle yapılan görüşmeler genel olarak değerlendirildiğinde, atıkların azaltılmasında dikkate alınan üç unsurun ‘son kullanma tarihi’, ‘ambalaj’ ve ‘toptan tedarik’ olduğu belirlenmiştir. Atıkların azaltılmasının ve geri dönüştürülmüş ürün satın alınmasının önündeki en büyük engeller ‘maliyet’ ve ‘tedarikçi seçeneğinin azlığı’dır. Bacot vd. (2002) ile Maclaren ve Yu’nun (1997) çalışmaları bu sonuçları desteklemektedir; çünkü bu çalışmalar otel işletmelerinin geri dönüşümle ilgili olarak karşılaştığı çeşitli engellerin maliyet, zaman ve alan olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle maliyet konusu otellerdeki geri dönüşüm uygulamaları için önemlidir. Geri dönüştürülmüş ürün satın almak oteller için kimi zaman maliyet anlamına gelebilir. Otellerin geri dönüştürülmüş ürün satın alması için geri dönüştürülmüş ürün üreticilerine teşvikler verilebilir.

Sonuçlara göre geri dönüşüm uygulamalarının yetersiz kalmasındaki en büyük engel, otelin faaliyet gösterdiği bölgede yeterli ‘geri dönüşüm tesisi ve altyapısı’ bulunmamasıdır. Uygulanan uygulamalar ve geri dönüştürülen malzemelerin türü, tesisin coğrafi konumuna göre değişmektedir (Shanklin vd., 1991). Çalışmanın sonuçları, coğrafi konumun geri dönüşüm için önemli bir engel olduğunu göstermiştir; çünkü bazı bölgelerde çevre dostu tedarikçiler ve geri dönüşüm firmaları yetersizdir. Otellerin kümelendiği bölgelerde yerel yönetimler ve hükümet tarafından geri dönüşüm ve atık tesislerine yönelik teşvikler sağlanmalıdır.

F&B departmanlarında gıda atıklarının üç temel nedeni vardır: büyük porsiyonlar, son kullanma tarihleri ve misafirlerin kendileri. Phu vd.’ye (2018) göre bir otel müşterisi günde ortalama 2,28 kg atığa neden olmaktadır. Sonuçlara göre yatak kapasitesi başına günlük gıda atığı miktarı H1 için 3,03 kg, H3 için 8,46 kg ve H4 için 3,89 kg’dır. Otelciler otellerinde sıfır gıda atığına ulaşmakta güçlük çekmektedir, çünkü bu durum otel sektörünün ortak bir özelliğidir (Sandaruwani ve Gnanapala, 2016). Orta Doğulu ve Çinli misafirlerin daha fazla gıda atığına neden olduğu belirtilmektedir. Bu sonuç, gıda atığının müşterinin geldiği ülkeye göre değiştiğini bildiren Linh (2018) tarafından desteklenmektedir. Gıda tüketiminde israfı önlemek için misafirlerin milliyet analizi yapılmalıdır.

F&B müdürlerine göre gıda atığının en önemli iki nedeni ‘son kullanma tarihi’ ve ‘büyük porsiyonlar’dır. Bir F&B müdürü “misafirler büfeden çok fazla yemek alıyor ve yemeğin tamamını yiyemiyor” demiştir. Bu sonuç, porsiyonların fazla büyük olması nedeniyle tabak atığının fazla olduğunu bildiren Giorgi (2013) tarafından desteklenmektedir; bu nokta onun çalışmasındaki otel müdürleri tarafından da gözlemlenmiş ve müdürler bunun ardından yemek porsiyonlarını gözden geçirmeyi kabul etmiştir. Bununla birlikte Kallbekken ve Saelen (2013), otelcilerin daha küçük tabak kullanarak yemek porsiyonlarını azaltmak suretiyle gıda atığını %19,5 oranında azaltabildiklerini bulmuştur.

Singh vd.’ye (2014) göre otellerin en yaygın olarak geri dönüştürdüğü ürünler kuru ürünlerdir (karton, kâğıt vb.). Çalışmanın sonuçları cam, plastik ve karton ürünlerin restoran, ana bar ve plaj barı gibi sunulan hizmete göre kullanıldığını ortaya koymuştur. Kâğıt ve plastik ürünler ayrı toplanmakta ve geri dönüştürülmektedir.

Literatür, gıda atıklarının potansiyel olarak geri dönüştürülebileceğini ve hayvan beslemesinde kullanılabileceğini göstermiştir (Farrell, 2000). Sonuçlara göre mutfak departmanındaki tüketilemeyen ürünler, evcil hayvanlar ve hayvan çiftlikleri için yetkili firmalara teslim edilmektedir. Büfelerde tüketilmeyen yemeklerin duruma göre personel mutfağında yeniden değerlendirildiği belirlenmiştir. Benzer şekilde son kullanma tarihi yaklaşan ürünler ile yanlış hazırlanan ürünler personel yemekhanesinde değerlendirilmektedir. Bu konuda çeşitli eleştiriler bulunsa da, büfeden kalan ve uygun koşullardaki yemeklerin

personel yemekhanesinde kullanılması genel olarak bir politikadır. Önemli olan nokta, büfede gereğinden fazla yemek bulunmamasıdır. Bu nedenle hazırlanacak yemek miktarı dikkatle belirlenmelidir.

Executive şeflerle yapılan görüşmeler genel olarak değerlendirildiğinde, atıkların azaltılmasında dikkate alınan üç unsurun ‘eğitim’, ‘kaliteli ürün kullanımı’ ve ‘sebze ve meyvenin dekor olarak kullanılmaması’ olduğu belirlenmiştir. Barclay vd.’nin (2006) otelin atık azaltma programının başarısı için çalışan bağlılığının vazgeçilmez olduğunu belirttiği gibi, çalışan eğitiminin atığı azalttığı belirlenmiştir. Bu nedenle tüm departmanlardaki tüm çalışanlara atık azaltma ve geri dönüşüm eğitimleri periyodik olarak verilmelidir. Ayrıca mutfak ve F&B gibi departmanlarda atık yönetiminden sorumlu yetkili bir çalışan belirlenmelidir.

Çalışmada veriler, beş farklı ülkede faaliyet gösteren uluslararası zincir otellerin F&B müdürlerinden, executive şeflerinden ve satın alma müdürlerinden elde edilmiştir. Gelecekteki çalışmalar için, anket yoluyla ve daha fazla departman müdürünün katılımıyla çalışmalar yapılması önerilmektedir.

KAYNAKÇA

Bacot, H., McCoy, B. and Plagman-Galvin, J. (2002). Municipal commercial recycling: Barriers to success. American Review of Public Administration, 32(2): 145-165.

Ball, S. and Taleb, M. A. (2010). Benchmarking Waste Disposal in the Egyptian Hotel Industry. Tourism and Hospitality Research, 11: 1-18.

Barclay, S.J., Buckley, C.A. and Lundbo, K. (2006). The importance of training in promoting cleaner production. Proceedings of the International Waste Management Biennial Congress & Exhibition (Wastecon 2002), 30 September – 4 October 2002, Durban, South Africa, pp. 347-354.

Chan, W. W. (2009). Hotels’ Environmental Management Systems (ISO 14001). International Journal of Contemporary Hospitality Management, 21(5): 542-560.

Corbin, J. and Strauss, A. (2008). Basics of qualitative research (3rd edition). Sage, Thousand Oaks, CA.

Creedon, M., Cunningham, D. and Hogan, J. (2010). Food Waste Prevention Guide Ireland. Clean Technology Center, Cork Institude of Technology.

Creswell, J. W. (2007). Qualitative Inquiry & Research Design: Choosing Among Five Approaches (2nd Edition). Sage Publication, Thousand Oaks, CA.

Crosby, M.A. (1993). “Composting: Recycling Restaurant Waste Back to its Root”. Restaurants USA, 10-11.

Day, J. and Cai, L. (2012). “Environmental and energyrelated challenges to sustainable tourism in the United States and China”. International Journal of Sustainable Development & World Ecology, 19(5): 379-388.

Denzin, N. K. (2001). The Reflexive Interview and a Peformative Social Science. Qualitative Research, 1(1): 23-46.

Enz, C. A. and Siguav, J. A. (1999). Best Hotel Environmental Practices. Cornell Hotel and Restaurant Administration Quarterly, 40(5): 72-77.

Farrell, M. (2000). Recycling residuals into animal feed. BioCycle, 1: 50-53.

Gilmour, B. and Manns, H. (2001). A practical guide to waste management for Universities and colleges. Environmental Association for Universities & Colleges: UK

Giorgi, S. (2013). Understanding out of home consumer food waste. WRAP, Brook Lyndhurst, London.

Glaser, G. B. and Strauss, L. A. (1967). The Discovery Of Grounded Theory: Strategies For Qualitative Research. Aldine Publication, Chicago

Hoo, Y. (2002). Recycling As A Sustainable Waste Management Strategy for Singapore: An Investigation to Find Ways to Promote Singaporean’s Household Waste Recycling Behaviour. Unpublished Thesis, Lund University, Sweden.

Hu, X. (2005). Environmental Management at Small Hotels – A Case study at Bastedalen Herrgard, Sweden. Unpublished Thesis, Sweden.

IHEI (2002). Hotels Care: Community Action and Responsibility for the Environment. London, UK: International Hotel Environmental Initiative.

Kallbekken, S. and Saelen, H. (2013). Nudging Hotel Guests to Reduce Food Waste As Win-win Environmental Measure. Economics Letters, 119(3): 325-327.

Leea, J., Hsub, L., Hanc, H. and Kim, Y. (2010). “Understanding How Consumers View Green Hotels: How A Hotel’s Green Image Can Influence Behavioural Intentions”. Journal of Sustainable Tourism, 18(7): 901-914.

Linh, K.N. (2018). Food waste management in the hospitality industry case study: Clarion Hotel Helsinki. Bachelor’s Thesis, University of Applied Science, Finland.

Mac1aren, V.W. and Yu, C.C. (1997). Solid waste recycling behaviour of industrial- commercialinstitutional establishments. Growth and Change, 28, 93-110.

Marvasti, A. B. (2004). Qualitative Research in Sociology: An Introduction. Sage Publications, United Kingdom

Mensah, I. (2014). “Stakeholder Pressure and Hotel Environmental Performance in Accra, Ghana”. Management of Environmental Quality: An International Journal, 25(2); 227-243.

Merriam, S. B. and Tisdell, E. J. (2015). Qualitative research: A guide to design and implementation (4th ed). Jossey-Bass, San Francisco, CA

Miller, G.T. (2000). Living in the Environment: Principles, Connections, and Solutions. Belmont, California, USA: Brooks/Cole, Thomas Learning.

Mills, J., Bonner, A. and Francis, K. (2006). The development of constructivist grounded theory. International journal of qualitative methods, 5(1): 25-35.

Minthapala, S. and Mudadeniya, D. (2013) “Responding to Trends: Environmentally- friendly Sustainable Operations (ESO) of Sri Lankan Hotels”. Worldwide Hospitality and Tourism Themes, 5(5): 442-455.

Molina-Azorin J.F., Claver-Cortes E., Pereira-Moliner J. and Tari J.J. (2009). Environmental Practices and Firm Performance: an Empirical Analysis in the Spanish Hotel Industry. Journal of Cleaner Production, 17, 516-524.

Nayak, N. P. and Rao, A. K. (2014). “Customer’s Awareness of Environment-Friendly Initiatives in Hotels”. First Middle East Conference on Global Business, Economics, Finance and Banking, Dubai, 10-12.

Owen, N., Widdowson, S. and Shields, L. (2013). Waste Mapping Guidance for Hotels in Cyprus: Saving Money and Improving the Environment. The Travel Foundation; Cyprus Sustainable Tourism Initiative.

Phu, S.T.P., Hoang, M.G. and Fujiwara, T. (2018). Analyzing solid waste management practices for the hotel industry. Global of Journal of Enviromental Science Management, 4(1): 19- 30.

Pirahi, S.I. and Arafat, H.A. (2004). Review on Solid Waste Management in Hotel Industry in India. Journal of Environmental Management, 146: 320-336.

Pongracz, E. (2002). “Evolving the Theory of Waste Management Academic Dissertation”. Re-Defining the Concepts of Waste and Waste Management Conference, Faculty of Technology, University of Oulu, Linnanmaa.

Radwan, H. R. I., Jones, E. and Minoli, D. (2012). “Solid Waste Management in Small Hotels: A Comparison of Green and Non-Green Small Hotels in Wales”. Journal of Sustainable Tourism, 20(4): 533-550.

Ragin, C., Nagel, J. and White, P. (2004). Workshop on Scientific Foundations of Qualitative Research. Washington, DC: National Science Foundation

Read, A. D. (1999). “A Weekly Doorstep Recycling Collection”. Resources, Conservation and Recycling, 26: 217-249.

Sandaruwani, J. A. and Gnanapala, W. K. (2016). Food wastage and its impacts on sustainable business operations: a study on Sri Lankan tourist hotels. Procedia Food Science, 6(2015): 133-135

Schultz, P.W., Oskamp, S. and Mainieri, T. (1995). “Who Recycles and When? A Review of Personal and Situational Factors”. Journal of Environmental Psychology, 15: 105-121.

Sealey, K.S. and Smith, J. (2014). Recycling for small island tourism developments: Food waste composting at Sandals Emerald Bay, Exuma, Bahamas. Resources, Conservation and Recycling, 92: 25-37

Shaalan, I.M. (2005). “Sustainable Tourism Development in the Red Sea of Egypt Threats

Shanklin, C. W., Petrillose, M. J. and Pettay, A. (1991). Solid Waste Management Practices in Selected Hotel Chains and Individual Properties. Hospitality Research Journal, 15(1), 59-74.

Shanklin, C.W. and Pettay, A. (1993). An Analysis of the Type (and) Volume of Waste Generated in the Food and Beverage Operations of Two Selected Mid-Scale Hotel Properties. Annual Conference of the Council of Hotel, Restaurant and Institutional Educators

Shieh, H. (2012). “The Greener, the more Cost Efficient? An Empirical Study of İnternational Tourist Hotels in Taiwan”. International Journal of Sustainable Development & World Ecology, 19(6): 536-545.

Singh, N., Cranage, D. and Lee, S. (2014). Green strategies for hotels : Estimation of recycling benefits. International Journal of Hospitality Management, 43:13-22.

Strauss, A. L. and Corbin, J. (1998). Basics of qualitative research: Techniques and procedures for developing grounded theory. Sage, Thousand Oaks, CA.

Trung, D.M. and Kumar, S., 2005. Resource use and waste management in Vietnam hotel industry. Journal of Cleaner Production, 13: 109-116.

İngilizce aslından çevrilmiştir.